Zamanın anlamlı reklamı üzerine
Her geçen yıl abonelik dahil tirajını artıran bir gazetemiz var; Zaman. Bu gazetemiz 22. yılına hayli iddialı girip 1 milyon abone parolasıyla çıktı meydanlara. Her zamanki yapılan abonelik işlemlerinin yanına mutat olarak her yıl tv’lerde, gazetelerde ve diğer matbuu eserlerlerde de reklamları boy gösterirdi. Ama sanıyorum hiçbirisi bu yılki reklamları kadar anlamlı, manidar değildi. Reklam üzerine biraz konuşmak istedim.
Önce reklamın ana kelimesinden başlamak lazım. Efendim yafta etiket demek. Hani marketlerde, mağazalarda orada burada eşyaların vs. ne olduğunu belirtmek için üzerine bastığımız etiketler var ya. İşte ondan. Şimdi bizim yafta tabirini insanlara takmamız herhalde cumhuriyetten hemen önceki çöküş zamanında başlar. Ve ne yazıkki bu dalga hala devam eder. Aslında insanlığın var olduğu günden beri süregelmiştir bu nefsani yaftalama olayı ama günümüzde biraz daha ideolojik ve siyasi nedenlerden dolayı yapıldığı için son dönemlere atfetmek herhalde doğru olur. Çünkü iş ideolojiye dönünce beraberinde bir sürü saçmalığı da getiriyor.
Zaman’ın reklamına dönecek olursak reklamda yer alan yaftalar şu şekilde geçiyor; hortumcu, dinci, faşist, militarist, mafya, vatan haini, satanist, dejenere, deli, yalancı, anarşist, düşman, solcu, kıro, maganda, sosyete, sahtekar, cahil, darbeci, liboş, yobaz, serseri, gariban, düşman, zavallı. (Ben şahsen bu reklamda bir de başörtülü bir kişinin bulunmasını isterdim. Malum en çok yafta ile karşılaşanlardan oluyor bu kardeşlerimiz. Mesaj daha net ve daha samimi olurdu!)
Harbi insana daral geliyor. Karşındakini tanımadan, kılığına göre yaftalamak gerçek anlamda insanımızın ne kadar yozlaştığını, düşünceye, fikre önem vermeyip zahirde takıldığının en büyük göstergesi. Oysa bu millet ne kadar derin düşünürler yetiştirmişti. Herkesi olduğu gibi kabul eden bir Mevlana’nın gelecek nesilleriydik.
İnsanlar yıllarca yaşam standartlarını daha iyi daha kaliteli hale getirmeye çalışacaklarına biraz da kafa yapılarını daha iyi hale getirmeye çalışsalardı, düşünceye, fikre ağırlıklarını verselerdi sanıyorum bu tür vak’alara fazlaca rastlamayacaktık. Zaman Gazetesi de sanıyorum bu reklamı yapmaya ihtiyaç duymayacaktı.
Zamanın reklamına dönecek olursak kapanışı çok güzel yapmışlar:
“Yaftalamadan düşünün! Zaman, bir de Zaman okuyun. Bir daha düşünün”
Zaman her geçen gün okuyucu kalitesini ve içerik kalitesini artırırken bu reklamı da ekstra katkı sağlayacaktır şüphesiz. Benim de bu noktada önerim şu olacak. Zaman Gazetesini okuyun. Ama sadece Zaman okumayın. Yaftalamamak için diğer gazeteleri de okuyun.
İdeolojiler ile ideoloji sahibi insanı karıştırmayın.
Yorum yapılmamış
Yorum Yapmak Istiyorum!Henüz yorum yapılmamış.
Comments RSS Feed TrackBack URL







