Eki
22

İnternette ticaret ahlakı üzerine

Günümüz iş hayatında dolandırılmayan, haksızlığa uğramayan yok gibidir. Bunun nedeni tabii ki insanlardaki ticaret ahlakı, kul hakkı gibi mefhumların oturmaması, kişiliklerinin gelişmemesinden kaynaklanıyor. Para kazanmı hırsı, rekabet etme güdüsü, daha fazlası hep daha fazlasını kazanma dürtüsü insanı bu derece aşağılara çekecek kadar düşürebiliyor. Toplumumuzda Osmanlı ticaret ahlakı günümüzde neredeyse silinmiş yerine kapitalizmin çarkları arasında öğütülmüş, bedeni ve cebinin arzularına göre hareket eden insan sınıfını oluşturmuştur.

Değerli hemşehrim Fatma K. Barbarosoğlu’nun bir makalesini okumuştum evvel zaman içinde.
Uluslararası Stratejik Araştırma Eğitim ve Danışma Merkezi Platformunun (USADEM), Türkiye’de birkaç bin kişi arasında bir anket yapıyor. Ankette en güvenilen ve güvenilmeyen meslek grupları ele alınmış. Elbette en güvenilen meslek grubu doktorlar ve öğretmenler çıkıyor. Ben buna üçüncü olarak berberleri eklerdim :) Çünkü berber koltuğuna oturduğunuzda güvenmekten başka bir alternatifiniz kalmıyor : )
En güvenilmeyen meslek gruplarında ise milletvekilleri, müteahhitler, eski mesleğim gazetecilik yer alıyor. Buraya da Webmaster, Web Yazılımcı diye eklerdim yine. Çünkü en güvenilmeyen meslek gruplarındandır bilişim sektöründekiler. Konuyu bilişim sektöründeki kolay dolandırıcılık, çalışanların çoğunun seviyesizliği, kişiliksizliğine getirmek için yukarıdaki metni yazdım. Ne güzel değil mi? Yeni bir dolandırıcılık sahası çıktı ortaya.
more…

Eki
21

Machiavelli “Gayeye giden her yol mübahtır” sözünün neresinde?

Her geçen zaman ve her yeni tecessüsde insan bildiği ya da bildiğini sandığı bilgilerin eksikliğini veyahut yanlışlığını anlıyor. Üniversite yıllarında aldığım “Siyaset Bilimi” adlı dersten öğrendiğim bir bilgide ne kadar eksikliğe sahip olduğumu anladığım gibi.

Neden siyaset bilimi kitaplarında “Gayeye giden her vasıta mübahtır” sözü Niccolo Machiavelli‘ye (asıl ismi Niccolò di Bernado dei Machiavelli) atfedilir. Bunu yazarlarken iyice araştırmış mıdır siyaset bilimcilerimiz? Okulda verilen eğitimlerde de aynı şekilde. Bu sözün popülist yaklaşımlar nedeniyle Machiavelli’ye atfedildiğini düşünüyorum. Ne de olsa Machiavelli de insanı menfaatlerine esir bir robot, bir homo politicus görerek bu düşünce tarzını daha da netleştirmiş biriydi.

Machiavelli’den bahsetmişken küçük bir anekdotu yazmadan edemeyeceğim. Machiavelli’yi insan ve cemiyet arasındaki yazılarından faydalanmak için okuyan zamanın Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa ise “Kaldırın şu gavurun kitaplarını, öğreneceğimiz birşeyi yokmuş”  diyerek Osmanlı döneminde insan ve cemiyet üzerindeki bilgi seviyemizin de ne derecede olduğunu gösterir.

Bu söz kime ait kısmına gelecek olursak;

more…

Eki
17

Philips Xenium X800, yeni gözdem

Yaklaşık 7 yıl önce Nokia 6210 ile tanışmıştım. Patron telefonu ya da batık patron telefonu diye sık sık geyiklere maruz bıraktığım bu telefonu artık antika olarak yanımda taşıyorum :) Şimdi konumuz 6210 olmadığı için bu konuda fazla durmadan yeni aldığım daha doğrusu bir hatun kişi tarafından hediye edilen Philips Xenium X800‘e geçeceğim.

Oldum olası Philips telefonları sevmem. Sadece tek hoşuma giden yanları bekleme sürelerinin diğer telefonlardan daha fazla olmasıydı. Philips son zamanlarda kendini aşarak daha iyi telefonlar üretmeye başladı. Artık Philips marka telefonlarda bekleme süresinin fazla olması gibi özelliğinin yanı sıra tasarımları daha hoş, mp3 ve radyo keyfi, office dosyaları, e-book okuma gibi yepyeni özellikler de eklenmiş. Hal böyle olunca “Philips de bu pastadan pay almak istiyor” diye içimden geçmedi değil.

more…

 top
Close
E-mail It